|
| |||||||||||
| Anasayfa | Forum | Haber Ara | Anketler | Sitene Ekle | RSS Kaynağı Üye Olun / Üye Girişi | |||||||||||
Arama |
Nefes AlmakHayat aldığınız nefeslerin sayısından değil, nefesinizi kesen anlardan ibarettir.
Yaşadığımız şu dünyada zamanın akışına ayak uydurmaya çalışmaktan kaçırdığımız bir çok şey var aslında. Sabah kalkıp işe gitmek akşam dönmek yemek yemek uyumak gibi rutin bir akışın içinde farkında olmadan yaptığımız hayati bir refleksimiz nefes almak. İşte bu basit eylemi farklılaştırmak adına doğaya çıkmak, dağların kucağına kendimi atmak için Dedegül eteklerinde düzenlenen tırmanış şenliğine GEDOSK’ dan dostlarımla katılmak istedim. Uzun zamandır planladığım bir faaliyetti. Kafaca hazırdım ancak işin uygulama kısmına geçmem gerekliydi. Eşimle birlikte gitmeye karar verdik. Normal olarak biraz düşündüğünde ‘’aman ne işiniz var canım’’ diyenleri duyabiliyorum. Tabiki git gel uzun bir yol. Üstelik bir gece çadırda konaklamak sabah erkenden gün ışımadan dağa doğru yol almak. Tüm bu negatif düşünceleri silerek aklımızdan kader birliği yaptığım dostlarımla yola çıktım. Hem bizim için yeni bir şehir görmek yeni insanlar tanımak.Hemde 2998 mt yukarıdan yaşama bakmak. Bence çok cazip. Kamp alanına vardığımızda tatlı bir telaş vardı hepimizde. Hemen işe koyulduk çadırlarımızı kurduk yerleştik. Daha sonra güzel bir uyku çektik. Yağmur yağdı, dolu yağdı,güneş açtı. Birkaç mevsimi bir arada yaşattı bize tabiat ana.Hoşgeldiniz der gibi. Akşama doğru yemekler pişti, ateşler yakıldı Dedegül dağı tam da karşımızda tüm heybetiyle bize hoş geldiniz diyordu. Tertemiz bir hava, kekik kokuları içinde başladık sohbete. Doğada olmak o kadar güzel ki. Kimsenin kimseye önyargısı yok. Herkes elindekini bir diğerine içtenlikle ikram ediyor. Su ısıtmak için gittiğim doğasever ağabeyle ayrı sohbet, yemek kuyruğundaki bayanla ayrı sohbet….. Karnımızı doyurduktan sonra çok ta geçe kalmadan yatmaya karar verdik: Malum sabah Dedegül dağını ziyaret edecektik. Tüm ekip sabaha karşı 04.30 sularında uyandı.Herkes hazırlıklarını yaptı ve dağa doğru yola koyulduk. İşte kocaman bir yürek gibi duran dağın içine daldık. Yaklaşık 4 saat sonra zirveye firesiz ulaştık. Zorlandık ama pes etmedik.Sisten pustan soğuktan etkilendik. Ama bırakmadık.İşte önemli olan da bu değil mi? Yükseldik ve en sonunda zirveye ulaştık. Herkesin yüzünde gülümseyen ifade, ne güzel. Eşimin hazırladığı sandiviçi çıkardım zirvede yemek için. Sanki buzluktan çıkmış kadar soğuk. Sonra fark ettim aslında biz buzdolabının içindeyiz. Ama hiç üşümüyoruz. Çünkü hedefimize odaklandık ve başardık. Tabi ki bu işin ilk yarısıydı. Daha sonra toparlandık dönüş yoluna geçtik. Zirveye yaklaşan diğer doğa severlere moral verdik. Bizede moral verenler olmuştu çıkarken. Keyifli bir inişten sonra kamp yerine ulaştık ve tüm yorgunluğumuza rağmen gülümseyen yüz ifadeleriyle hislerimizi paylaştık. İşte o an düşündüm; Nefes almak bu olsa gerek. Tertemiz havada, başarılı bir faaliyetten sonra nefes nefese nefes almak. Bence herkes kendine bu şansı vermeli. Hayata bir küçük mola; nefesinizi kesecek kadar yorulmak ama aldığınız nefesi değerli kılmak. Okumuş veya duymuşsunuzdur mutlaka “ Hayat aldığınız nefeslerin sayısından değil, nefesinizi kesen anlardan ibarettir…..” Dağların samimiyetinde görüşmek dileklerimle.. Bülent MENTEŞOĞLU ![]()
Yazdırılabilir Sayfa |
Word'e Aktar |
Tavsiye Et
| Yorum Yaz
Bu habere toplam 3 yorum yazılmıştır. Serhat ACAR
[ 29 Mayıs 2010 15:29 ]
Bülent bey;
zeki ortakcı
[ 29 Mayıs 2010 09:12 ]
TEŞEKKÜR EDERİM BÜLENT BEY ,ÇOK GÜZEL HEPİMİZİN HİSLERİNE TERCÜMAN OLMUŞSUNUZ. KALEMİNİZE SAĞLIK.
Yorumların tamamını okumak için tıklayın. |
Son Dakika HaberleriİzlenimlerHava Durumu
![]() Kirazdere Yürüyüşü Yapıldı Dask 2010 Anadolu Dağ Maratonu Kirazdere Yürüyüşü GEDOSK Aladağlar'daydı Tepemanayır-Hacıllı Yürüyüşü |
|||||||||